PCLioN FC

Aralık 3, 2008

Ülke Puanımız #12

Filed under: Ülke Puanı, Galatasaray — pclion @ 11:30 pm

Şampiyonlar Ligi’nde maç olmaması sebebiyle az maç oldu, sıralamalarda pek bir değişik olmadı doğal olarak. Galatasaray deplasmanda kazanarak geçen hafta yaptığı hatası bir nebze olsun telafi etti, 2 puanı cebine koydu. Artık Şubat ayına bir takımımızı taşıdığımız kesin, şimdi Fenerbahçe’yle sürpriz kovalama zamanı. Birebir rakibimiz Ukrayna Shaktar ve Metalist’le iki takımı şimdiden garantiledi, Kiev’in de Fenerbahçe’ye karşı büyük avantajı var.

Bir Metalist-Beşiktaş maçı nelere kadir arkadaş, şimdi Ukrayna’ya değil Portekiz’e yetişmeyi konuşuyor olacaktık. Metalist’in hem bizden götürdüğü puanlar, hem topladığı ekstra puanlar bela oldu başımıza. Beşiktaş o maçtan beraberlik çıkarabilse Galatasaray’ın ekstra performans gösterdiği bu senede Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın da katkısıyla rekor bir puana bile koşabilirdik, yazık oldu. Bundan bir 10-15 yıl sonra bile “Bir Metalist vardı” der, dururuz artık…

Hollanda’nın 2 galibiyetinden başka dikkat çekici bir gelişme yok aslında. Onlar kazandı, biz kazandık, rutin bir maç günü oldu. Takımsız kalan İskoçlara ciddi fark yapmış durumdayız, şimdiden 4 puan olmuş durumda. Galatasaray’ın ilerlemesine göre daha da açılacaktır bu fark. Bu da önümüzdeki senelerde ilk 11’deki yerimizi sağlamlaştırdığımızı gösteriyor. En iyi performanslarımızın son üç sezonda gelmesi bizim için çok büyük avantaj. Ortalama performanslarla bile sıralamada yükselme şansına sahibiz.Galatasaray özelinde bir değerlendirme de yapmak gerek son maçın ardından. Şampiyonlar Ligi beklentileri sebebiyle Avrupaya hayal kırıklığıyla başlayan Galatasaray durumu gerçekten iyi toparladı. Benim bonus turu dediğim UEFA 1. turundan iki galibiyet çıkarıp gruplara gelen Galatasaray üç galibiyetle 11.200 gibi muazzam bir puana ulaştı ilk yarıda. Bu yarı sezonluk dönemde toplanılan puanlar son 5 yıllık puanın neredeyse %40’ı ediyor desem bu puanların Galatasaray için ne kadar önemli olduğunu ifade etmiş olurum sanıyorum.

Ayrıca Galatasaray için bir sevindirici gelişme daha yaşandı bu sırada. Ülke puanının takım puanına etkisi %33’ten %20 seviyesine çekildi. Bunun Türk takımlarına çok büyük yararı oldu. Görünürde puan olarak bir azalma yaşansa da büyük ülke takımlarının daha büyük kayıplara uğraması ekiplerimizin sıralamada üst sıralara tırmanmalarını sağladı.

Bu iki faktör birleşince sene başında ilk 100’e ucu ucuna girmiş, Avrupada dibi görmüş olan Galatasaray 4-5 ay içinde müthiş bir tırmanışla 67. sıraya kadar yükseldi. Önündeki birçok ekibin Avrupaya veda edeceğini de düşünürsek Şubat ayından itibaren aldığı her puan Galatasaray’ı daha da yukarılara taşıyacaktır. Ortalama bir performansla alınacak 4-6 puan Galatasaray’ı 50li sıralara rahatlıkla taşımaya yetecektir. Bu sene için yeterliden de öte.

Galatasaray’ın esas yükselişi ise bundan sonraki iki sezonda. Avrupayı boş geçirdiği 100.yıl ve akabinde Tromsö faciasının yaşandığı yıl sıralamadan çıkınca Galatasaray hakettiği yerlere tekrar kavuşacaktır.

Ne biçim bir yazı oldu bu hakikaten, kendi kendimi gaza getirdim. İlk hedefiniz Kadıköy’dür, ileri!..

Kasım 28, 2008

Ülke Puanımız #11

Filed under: Ülke Puanı — pclion @ 11:45 am

Geçen maç haftasında gelen ekstra puanlar bize batmış olacak ki fazlasıyla iade etme isteği duydu Avrupadaki ekiplerimiz bu hafta. Arsenal ve Benfica deplasmanlarının olduğu haftadan 3 puan çıkaran ekipler içerdeki iki maçtan nasıl olur da puansız ayrılır, anlamak pek mümkün değil. Stadlarımızın cehennem olduğunu söyleyip dururuz ülke olarak ama dışardan pek de öyle gözükmediğine eminim. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligindeki üç iç saha maçından sadece 1 puan çıkarabildi, o da 0-0 Dinamo Kiev maçı. Galatasaray ise bu sıkıntıyı yıllardır yaşıyor. Çok uzağa gitmeden Helsinborg, Austria Wien ve Metalist maçlarına bakmamız yeterli. Bu takımların hangisi kadro kalitesi olarak Galatasaray ayarında ki gelip Ali Sami Yen’den üç puan alıp güle oynaya gidebiliyorlar. Türkiye Liginde içerde aldığı beraberlik bile garipsenen bir ekip bütçe olarak Türkiye Ligi seviyesinin üstünde olmayan bu ekiplere nasıl kaybediyor? Demekki ASY Hell’ler, No Way Out’lar Türk’ün Türk’e propagandası biraz da. Bakın ada basını nasıl yorumlamış bu meseleyi Fenerbahçe-Arsenal maçından sonra;

The Fenerbahce slogan? ‘This is Kadikoy. No way out from here’. Oh really? Arsenal plundered five goals, three points and nicely set themselves up for the knockout stages of the Champions League. Farewell Kadikoy. And thanks very much.

Neyse efendim, ne diyorduk? Berbat bir haftayı geride bıraktık girişte de söylediğim gibi. Puan alamadığımız gibi birinci dereceden rakiplerimiz Ukrayna ve Portekiz’e de önemli yardımlarda bulunmuş olduk. Geçen maç haftası ele geçirdiğimiz 10.luk koltuğunu tekrar teslim ettik Ukraynalılara. Bu hafta senaryo daha da kötüleşmiş gözüküyor, Metalist’in potaya girmesi, Shaktar’ın UEFA’ya kalmayı garantilemesiyle Şubat ayını 3 takımla görecek duruma geldi Ukrayna. Türkiye ise muhtemelen sadece Galatasaray’ın eline bakacak. Bu berbat senaryoyu bozabilecek tek etken Fenerbahçe’nin Kiev’i deplasmanda yenmesi olur. Mümkün mü, çok zor.

Ukrayna, Shaktar ve Metalist’in galibiyetleriyle hanesine 1 puan yazdırarak tekrar önümüze geçmiş durumda. Toplamda 5.125 puana ulaştılar, biz ise 4.750 seviyesindeyiz. Sezona aynı puanda başladığımız için aradaki 0.375’lik fark direkt olarak genel puan durumuna da yansıdı. Bu ekstra puanlardan oldukça memnun olmuşlardır sanıyorum.

Portekiz ise Porto dışında pek hoş bir hafta geçirmedi. Lizbon sahasında formda bir Barcelona’yla karşılaşınca fark yemekten kurtulamadı. Benfica ise Olympiakos’un gazabına uğradı, onlar da 5’lik oldular Lizbon gibi. Braga ise Wolfsburg’a 3-2 mağlup oldu, büyük sürpriz sayılmaz. Ancak maçı 2-0’dan vermeleri güvenlerini baya bir sarsmıştır sanıyorum. Zorlu bir gruptalar ve sadece bir maçları kaldı. Benfica’nın da 3 maçta 1 puanı olduğunu düşününce UEFA’daki Portekiz ekipleri için ufukta hüsran var gibi duruyor.

Hollanda fire vermeden geldiği gruplarda elemeler kadar başarılı olamamış görünüyor. PSV’nin Şampiyonlar Liginde 5 maçta sadece 3 puanı var, son maçı da hala kazanmaya ihtiyacı olan Liverpool’la. İkili averajda da Marsilya’nın gerisindeler, uzun yıllar sonra Şubat’ı göremeden elenmenin eşiğindeler. UEFA Kupasındaki Hollanda ekipleri de PSV’den farksız. Feyenoord, NEC Nijmegen ve Heerenveen henüz puan yüzü görebilmiş değil, bu takımlar elenmeye oldukça yakın. Twente ise 2 maç sonunda 3 puana sahip, grupta üçüncülük mücadelesi veriyorlar. Ajax ise en başarılı Hollanda ekibi görüntüsünde, 3 maçta 6 puan topladılar. Bu haftaki puan alabilen tek takım da Ajax’tı zaten, Hamburg’u deplasmanda yenmeyi başardılar.

İskoçları Aalborg-Celtic maçı sonrası detaylıca değerlendirmiştik. Onları es geçip bu haftaki yazıyı sonlandıralım. Unutulması, bir daha anılmaması gereken bir maç haftasıydı. Bir daha benzerini görmemeyi umuyorum…

Kasım 26, 2008

Aalborg’dan Son Darbe! : İskoçlar İçin Oyun Bitti…

Filed under: Ülke Puanı, Şampiyonlar Ligi — pclion @ 9:45 am

Dünkü ve ondan önceki bazı yazılarımda inceden inceye Aalborg’u desteklediğimi belli etmiştim, onlar da üzerlerine düşeni layıkıyla yaptılar. Hem Şampiyonlar Ligi’nde tanınmayan bir takımın başarılı olması hem de işin içinde birebir rakimiz olan İskoçya’nın son temsilcisi Celtic’in olması onların kazanmasını istemem için yeterli sebep oluşturuyordu. Skora ilk baktığımda Celtic’in 1-0 önde olması ümidimi kırmıştı aslında. ancak maç sonu geldiğinde skor tabelasındaki skor 2-1 ev sahibi lehine olacaktı. Avrupa deneyimi sınırlı olan bu Danimarka takımı Celtic gibi bir devden geriye düştüğü iki maçta 4 puan çıkararak Avrupa’da Şubat ayını görmeyi şimdiden garantiledi. Takdir etmek gerekli.

Aalborg’un üstünden Kuzey futboluna, 3 senelik Royal Lig deneyimine uzanan bir yazı yazmak güzel olurdu ama henüz onun sırası gelmedi, sözüm olsun. Daha çok Celtic’in doğal olarak İskoçya’nın nasıl bu hale düştüğünü sorgulamak lazım. Ülke sıralamasında ilk 10’a oynayan bir ülkenin koskoca sezonu 1.375 gibi komik bir puanla tamamlaması pek sıradan bir durum olmasa gerek. Geçen sene hemen hemen aynı takımlar 10.250 gibi kalburüstü bir puan toplamayı başarmıştı. İskoçya’da bu ani düşüşle ilgili birçok neden bulunabilir belki ama somut nedenler resmi doğru okumaya ne kadar yeterli olur, orası şüpheli.

Celtic’ten önce Glasgow Rangers’tan başlamak gerek açıkçası. Geçen sene Avrupa kupalarının en fazla maç yapan ekibi olmuştu UEFA finalisti Glasgow Rangers. Ancak geçen sene atlanmaması gereken bir detay vardı o Avrupa macerasında. Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turunda bu senenin dikkat çeken ekiplerinden olan Slovak temsilcisi Zilina’ya elenmekten bir penaltı atışı uzaktalardı. Seri penaltı atışlarını kazanarak zar zor devam edebildikleri Avrupa yolculuğunda Şampiyonlar Ligi aktarmasıyla Manchester’a yürümesini bilmişlerdi. Bu sene de aynı senaryoyu bekliyorlardı belki de ama papaz-pilav denklemi istemedikleri yönde gelişti bu sene. Slovak temsilcisi Zilina’nın kıyısına gelip yapamadığını Litvanya ekibi Kaunas yaptı, İskoçya devini adaya geri yollamasını bildi. Yalnız işin ironik yönü Kaunas’ın bir sonraki eleme turunda Aalborg’a elenecek olması, o turu geçen Aalborg’un diğer İskoç devi Celtic’in başına bela olacak olmasıydı.

Daha geçen sene Şampiyonlar Ligi kuralarına 2. torba takımı süksesiyle giren Celtic gediklisi olduğu ligde henüz galibiyet yüzü görmeden grup sonunculuğuna demir atmış durumda. Bence Glasgow’un diğer ekibinden daha şaşırtıcı olan Celtic’in düştüğü bu durum. Bu sezon bir maçlarını seyretmişliğim olmadığından “Celtic çift forvet oynamalı abijim, hocada iş yok” bile diyecek bilgi birikimim yok onlarla ilgili. Ancak kağıt üstünde sahip oldukları kadro daha iyisini yapabilecek durumdayken 2 puanla evlerine dönüyor olmalarını garipsediğimi eklemek gerek.

İskoçya’nın iki lokomotif takımı devre dışıyken diğerlerinden ekstra katkı gerekliydi kabul edilebilir bir puanla tamamlayabilmek için ancak Quenn of the South ve Motherwell ekstra katkıyı bırakın, puan bile alamadılar. İkisi de UEFA Kupası ön elemelerini geçmeyi başaramadılar. İskoçya’ya düşen ise toplamda 5,5/4’ten 1.375 puan oldu.

Çok da şikayetçi sayılmayız bu durumdan tabi, İskoçya’nın doğrudan rakibimiz olduğunu düşünürsek. Daha şimdiden bu ve önümüzdeki sezonlar için +3 puanlık bir fark oluşturmuş durumdayız İskoçya’yla. Galatasaray Avrupadaki formunu sürdürürse bu farkı 5 puan barajına yaklaştırmamamız için hiçbir sebep yok…

Kasım 7, 2008

Galatasaray’ın Takım Puanı 08/09

Filed under: Ülke Puanı, Galatasaray — pclion @ 7:20 pm

Sonunda geldik Galatasaray’a. Ülke puanıyla bu kadar içli dışlı olmamın çıkış noktası Galatasaray’ın kuralarda kimi çekeceği, kaçıncı torbada olduğu merakıydı. Galatasaray’ın puan gelişimini daha yakından takip ettiğimden biraz daha sağlıklı bilgiler verebilirim sanıyorum.

Galatasaray’ın şu anki puanı 27.145, üç büyükler arasında en az puana sahip. Bunun sebebi başarısızlıktan çok Canaydın döneminde boş geçiren iki sezon. Galatasaray’ın yaklaşık 20 sezon sonra Avrupaya katılamayışının ve Tromsö felaketinin yaşandığı iki sezon Galatasaray’ın sırtında yıllardır bir kambur olarak duruyor. Her takımın puanı 5 senelik hesaplanırken Galatasaray’ın 3 yıllık sistem üzerinden hesaplanıyor gibi adeta. Ancak bu sezon başı itibarıyla Galatasaray tamamen dibi buldu takım sıralamasında. 03/04 sezonunda Fatih Terim’le gruptan çıkmaya yakınken Sociedad ve Villareal’in Galatasaray’ı Avrupa dışına ittiği sezondan gelen 9.145 puanın da etkisini yitirmesiyle 4 sezonluk hesapta Galatasaray’ın elinde kalan puan sadece 18 idi.

Bu sezon toplanan puanlarla beraber çıkış dönemine girdi Galatasaray. Bu sezon da dahil olmak üzere 3 sezon toplanacak her puan Galatasaray’ın sıralamada tırmanmasını sağlayacak. UEFA Kupasında alınan 4 galibiyet bu açıdan önemliydi. Galatasaray 90lı sıralardan 69. sıraya kadar yükseldi topladığı puanlarla. Gruptaki en zorlu iki maç olan Olympiakos ve Benfica maçlarının hasarsız atlatıldığını düşünürsek geriye kalan Metalist ve Hertha maçlarından 3-4 puan daha çıkarılabileceğini düşünmek fazla cüretkar olmaz sanıyorum. Burdan gelecek puanlarla devre arasına 30 puanın üstüne çıkmış bir takım olarak girecektir Galatasaray.

Uzun ve kısa vade için söylenmesi gerekenleri söyledik, şimdi de orta vadede bir değerlendirme yapalım. Galatasaray’ın bu sene geri kalan maçlardan minimum 6-8 puan toplayacağını ön görürsek bu 35 puan civarında bir puanla ilk 50’yi zorlar bir durumda bu sezonu tamamlayacaktır. Bu puan önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi elemelerinde çok bir işe yaramayacaktır ancak UEFA Kupası gruplarında 2. torbayı zorlayacağı kesin. Galatasaray’ın bu sene yapabileceği en iyi şey Şampiyonlar Ligine direk gidiş biletini cebine koymak olur, o da şampiyonluktan geçiyor. Şampiyonluk her zaman önemlidir ama bu sene Galatasaray için daha kilit bir rolde.

Önümüzdeki iki sezon silinecek puan toplamının sadece 2.875 olduğunu düşünürsek bu seneleri olabildiğince verimli geçirmek gerekli. Bu sene UEFA’da oynanacak bir 4.tur-çeyrek final, bir sonraki sezon Şampiyonlar Liginde gruplardan çıkmak (ilk 3 sırada tamamlamak) Galatasaray’dan minimum beklentilerim. Kadro yapısı bu dediklerimi yapmaya müsait, zaten son maçlarda bunu oldukça açık bir şekilde ortaya koydu takım. Galatasaray kısa sürede tekrar ait olduğu yere dönecektir, buna inancım tam.

Galatasaray ve Fenerbahçe’yle ilgili devre arasında ufak bir güncelleme daha yaparım, ülke puanı zaten her maç haftası değindiğim bir konu. Merak ettiğiniz başka şeyler de varsa gerek yorumlardan gerekse mail’den bana ulaşabilirsiniz.

Fenerbahçe’nin Takım Puanı 08/09

Filed under: Ülke Puanı, Fenerbahçe — pclion @ 3:30 pm

Beşiktaş’ın takım puanını değerlendirmiştik 2-3 hafta önce, şimdi de Fenerbahçe’ye değinme zamanı. Bilindiği gibi son yıllarda Avrupa’da en istikrarlı şekilde boy gösteren Türk takımı Fenerbahçe’ydi, son 5 sezonun 3ünde 10 puan barajının üstüne çıkmayı bildiler. Bu da onlara biraz şansın da yardımıyla -ya da Anorthosis mi demeliyiz, bilemedim- 3. torbanın kapılarını araladı bu yıl.

Fenerbahçe Avrupa’da varlık gösteremediği son yıl olan 03/04 yılının da puantajdan çıkmasıyla puan anlamında maksimum noktasına ulaşmış görünüyor. Bu senenin geri kalanında alacağı puanlarla beraber ilk 25’i zorlayacak gibi duruyor Fenerbahçe. En kötü senaryoda ise 3-4 yıl ilk 45-50 arasında tutunmaya yeterli puanı var Fenerbahçe’nin. Takım puanı oluşturmak zor bir iş ama belli bir istikrarı tutturduğunuzda yakalanan puan sizin üst düzeyde tutunmanıza yardımcı oluyor. Fenerbahçe de takım puanının nimetlerinden yararlanacak bundan sonraki senelerde.

Bu sene ön elemeleri kayıpsız atlatmıştı Fenerbahçe ancak bu puanların takım puanına katkısı sınırlı oldu. Esas puanın döndüğü grup bölümünde ise henüz bir varlık gösterebilmiş değiller. Diğerlerine göre çok da zor sayılmayacak bir grupta 4 maçta 2 puan toplayabilmek başarılı bir sonuç değil, hele bir önceki sene 19’a yakın puan toplamış bir takım için. Son 5 yılın en kötü 2. senesi olmaya aday gözüküyor bu sene, Fenerbahçe iyi bir çıkış yakalayıp Avrupada yoluna devam ederse o başka tabi. Yine de çeyrek finalle gelen 18.950 puan, Alkmaar’a elenilen senede toplanılan 10.250 puan ve Zaragoza’ya elenilen sene kazanılan 10.075 puanı zorlamasının kolay olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Yakın gelecekte Fenerbahçe’nin önünün açık olduğunu söylemiştik az önce ancak değişen ön eleme sistemi Fenerbahçe’nin topladığı puanların önemini bir nebze de olsa azaltacak gibi. Şampiyonun direk Şampiyonlar Ligine gittiğini biliyoruz ancak Fenerbahçe’nin rakiplerine oranla oldukça geride olduğunu düşünürsek şampiyon olma ihtimali bu sene oldukça zor. İkinciliği bir şekilde kazanması durumunda dahi İngiltere’den, İspanya’dan, İtalya’dan gelen oldukça zorlu takımlarla karşılaşmak zorunda kalacaklar. Yalnız gruplara kalırsa Fenerbahçe’nin bu yeni statüyle 3. torbadaki yerini daha kolay alacağını eklemeliyim. Takım puanının işlerlik kazanacağı esas alan UEFA Kupası gibi duruyor. Fenerbahçe UEFA gruplarına kalırsa çok büyük ihtimalle ilk torbadan girecektir kura çekimine.

Şu anda 28. sırada bulunan Fenerbahçe’nin önünde rahatlıkla geçebileceği Newcastle ve Rangers var. Valencia ve Steaua’nın da yakalanabilir durumda olduğunu söyleyebiliriz ancak 48-52 puan aralığında Avrupada devam eden 6 takım daha olduğunu belirtmek gerekli. Fenerbahçe bu sezonu 55 civarı bir puanla kapatabilirse şu andaki pozisyonunu koruyabileceğini düşünüyorum.

Sırada Galatasaray’ın incelemesi var…

Ülke Puanımız #10

Filed under: Ülke Puanı — pclion @ 1:20 pm

İşte mükemmel bir Avrupa haftası diye buna denir. Arsenal ve Benfica deplasmanlarına giden iki temsilcimiz belki de en zor haftamızdan 3 puan çıkarmasını bildiler. Ukrayna, Portekiz ve Hollanda ekipleri de çok matah bir hafta geçirmediler, tam istediğimiz gibi yani.

Bizim ne yaptığımızı az çok biliyor zaten herkes, 3/4’ten gelen 0.75 puan var bu hafta. Çok çok iyi bir sonuç, beklentilerin ötesinde olduğu aşikar. Beşiktaş’ın elenmesiyle kaybettiğimiz puanları bir nebze olsun telafi ettik bu hafta. Eğer Beşiktaş da devam edebilse geçen seneyi aşıp 10 puan barajına üç takımla yürüyebilirdik ama olmadı. Yine de sene başında düşündüğüm 8 puan hedefi için umutlanmamıza sebep oldu bu puanlar.
Ukrayna’yı 11.liğe itmiş durumdayız. Metalist’in Galatasaray’la içerde maçı olduğunu da düşünürsek Şubat dönemine kadar bizden fazla yapacakları maç sayısı 2. Galatasaray’ın Metalist’e puan vermeyeceğini varsayarsak sanıyorum ki 10. kapatacağız devre arasını. İşte bu durumu korumak adına Ukrayna’yla eşit sayıda takımı Şubat ayına bırakmak zorundayız. Şu tabloda bizden sadece Galatasaray devam edecek gibi. Metalist’in de Benfica-Olympiakos ve Hertha gibi takımlar arasında ilk iki sırayı alması çok zor olduğunu düşününce Shaktar ve Kiev’den birinin elenmesinin bizi eşit duruma getireceğini öngörebiliriz.

Shaktar’ın Şampiyonlar Ligi’nde 2.tur iddiası kalmadı ve 3 puanları var. Eğer Basel bir sürpriz yapıp Shaktar’ı evinde yenerse Shaktar’ın 4.lüğü tescillenmiş olacak çünkü son hafta Barcelona deplasmanına çıkacak Lucescu’nun takımı. Benzer bir denklem de Dinamo Kiev’le Fenerbahçe arasında var. Eğer Fenerbahçe Dinamo Kiev’i deplasmanda mağlup ederse üçüncülük için ikili averajda öne geçecek. Bu olasılık çok daha iyi olur bizim için, hem Ukrayna ekibini saf dışı bırakmış oluruz, hem de Şubat ayına ikinci bir takımımız kalmış olur. Bir taşla iki kuş. Ancak Kadıköy’de puan alabilen bir Dinamo Kiev’in Aralık ayında Kiev’de Fenerbahçe’ye elenme olasılığının çok yüksek olmadığını da görmek lazım. Kimse Avrupa biletini kendi evinde, kendi şartlarında teslim etmek istemez.

Bu hafta alabildikleri tek puan Metalist’in Hertha Berlin’le Ukrayna’da aldığı beraberlikti. 1/4’ten sadece 0.25 puan çıkarabildiler bu hafta, bu da onların önüne geçmemiz için gerekli fırsatı yarattı. İki Ukrayna takımının içerde maçı vardı bu hafta, özellikle bu haftada az puan almaları önemliydi. Önümüzdeki hafta daha zorlu bir fikstürde daha da iyi bir sonuç gelebilir bizim adımıza.

Önümüzdeki seneler için izlediğimiz ülkelerden Portekiz bu hafta iyi puanlar topladı aslında. Benfica Galatasaray’dan puan koparabilse onlar için mükemmel bir hafta denebilirdi ama UEFA Kupası onlar için beklenildiği gibi geçmedi. Galatasaray ilk defa karşılaştığı Portekiz takımına acımadı, koleksiyonuna yeni bir ülke ekleme fırsatını tepmedi. Bu galibiyet göründüğünden çok daha önemliydi aslında. Lig için 6 puanlık maç klişesi vardır ya hani, burda da +/- 4 puanlık maçtı tam olarak. Benfica’yı ateş hattına itmiş olmak da cabası. Olympiakos gibi zorlu bir deplasmanları var şimdi. Ordan alınacak bir mağlubiyet beklenmedik sonuçlara yol açabilir onlar için.

Braga’nın Milan deplasmanında 90 dakika direnip Ronaldinho’nun golüne engel olamaması ise futbol adına talihsizlik olsa da bizim için güzel bir sonuçtu. Porto’nun Kiev’i deplasmanda yendiğinizi biliyoruz, bir de Lizbon’un Shaktar’ı Portekiz’de yenmesi onlara 4 puan getirdi bu hafta. 4/7’den 0,57 puanla kapadılar haftayı.

Haftayı en kötü geçiren rakibimiz ise şüphesiz Hollanda’ydı. PSV’nin Marsilya’ya 3-0 mağlup olması sadece puan alamaması anlamına gelmiyor, aynı zamanda ikili averajı da Fransız ekibine teslim etmek demek. Liverpool ve Atletico gibi iki güçlü takımla peşpeşe maçlar çıkaracak olan iki takım arasındaki sıralamayı belirlemede ikili averajın önemi büyüktü. PSV çok pişman olacak gibi duruyor bu maç yüzünden.

UEFA Kupasındaki 5 Hollanda ekibi de PSV’yi aratmıyor. Bu hafta maçı olan 4 ekipten 3’ü mağlup oldu. Kazanan tek takım Ajax’tı, o da Zilina karşısında 1-0 zor kazanabildi. PSV’nin çöküşünü UEFA’ya bol takım göndererek kapatacak gibi görünüyorlardı ama Şubat’a kalacak takım sayısı 2’yi geçmeyecek gibi gözüküyor. Bu hafta aldıkları puan 2/6’dan 0.33’te kaldı, toplamda ise 36.630 puandalar.

Diğer ülkeler içerisinde Kıbrıs Rum Kesimi hala dikkat çekmeye devam ediyor Anorthosis’le. Daha şimdiden 6 puan barajını geçtiler, bunda az takımla katılmalarının da etkisi var tabi. İlk 25 ülke arasındaki yerini sağlamlaştırdılar, bu sene topladıkları puanlardan uzun seneler yararlanacaklar gibi. Puan yarışında gerimizde kalan İskoçya’nın tek temsilcisi Celtic Manu karşısında öne geçti ama galibiyet çıkarmayı başaramadı. Tek puanla kapadılar haftayı. Aalborg da Villareal’e yenilmeyince Celtic’in kaderi Danimarka’daki Aalborg maçına kaldı. Bir dahaki maç gününde gönlümüz Aalborg’la yani.

Sırada Galatasaray ve Fenerbahçe’nin takım puanı derlemesi var…

Ekim 25, 2008

Ülke Puanımız #9

Filed under: Ülke Puanı — pclion @ 8:30 pm

Elimde olmayan nedenlerle (!) biraz gecikmeli yolluyorum yazıyı. Biraz yavaşlamış olsak da yazmaya devam.

Galatasaray’ın galibiyetiyle beraber Ukrayna’yla aradaki farkı tekrar 0.375’e indirdik. Metalist Kharkiv’in haftayı boş geçirmesinin payını da yadsımamak lazım. İskoçya’nın sadece Celtic’in eline baktığını düşünürsek bizim de arasında bulunduğumuz 10-12 arasına yerleşecek üç ülkenin sıralaması aşağı yukarı belli. Ukrayna-Türkiye-İskoçya. Metalist Kharkiv-Beşiktaş eşleşmesi bu senenin kaderini belirleyecekti, Beşiktaş kaybedince Türkiye de kaybetmiş sayıldı anlayacağınız…

Bundan sonra gelecek seneki sıralamada rakibimiz olacak ülkelere daha bir alıcı gözle bakma zamanı. Bu ülkelerin başını çekenler ise Portekiz ve Hollanda, sınıf atlıyoruz yani. Diğer rakipleriz olan İskoçya, İsviçre ve Ukrayna’dan ise 2şer puan öndeyiz. Son 3.5 seneye göre konuşuyorum yalnız, 1.5 senede köprünün altından çok sular akacaktır.

Portekiz takımları bu sene iyi işler çıkarıyorlar ama takım sayısının fazlalığı Portekiz’in en büyük dezavantajı. Sporting Lizbon gruplardan çıkacak gibi gözüküyor, Porto’nun da Fenerbahçe’ye ikili averajda şimdilik üstünlüğü olduğunu varsayarsak Şampiyonlar Ligi’nden takım kaybetmeleri zor gibi. Tek ümit Arsenal ve Kiev’den puan alamamaları ve Saraçoğlu’nda Fenerbahçe’yle üçüncülük maçına çıkmaları. Oynadıkları futbola bakılırsa çok uzak bir ihtimal değil ama Fenerbahçe’nin de ekstra işler yapması şart bunun gerçekleşmesi için.

UEFA Kupasında ise Benfica ve Braga devam ediyor. Benfica Galatasaray’ın grubunda olduğu için yakından takip etme şansımız olacak. Hertha deplasmanında 1 puan aldılar. Gruptan çıkmaları hemen hemen kesin gibi onların da. Braga Portsmouth’u 3-0 yenerek dikkat çekti bu hafta, büyük sükse yaptılar. Sivasspor oldukça eleştirilmişti Braga’ya elendiği için, demekki o adı sanı duyulmamış (!) diye atıp tutmak pek doğru değil. Hoş, bizim medyamızın takım dağarcığı çift haneli rakamlara ulaşıyor mu, ondan bile şüpheliyim ya, neyse.

Hollanda bu sene çıkış yapan ülkelerin en başında geliyor. Avrupa vizesi alan bütün Hollanda ekipleri devam ediyor yoluna. Bu sene formsuz giden tek ekip olan PSV de bu hafta Marsilya karşısında ilk galibiyetini aldı. UEFA Kupasında ise Twente galibiyet getiren ekip oldu. NEC Nijmegen Zagreb deplasmanında son 10 dakikaya girerken 2-1 öndeydi ancak 3-2 mağlup olmaktan kurtulamadılar, iyi de oldu bizim açımızdan. Heereenven de Milan mağduruydu bu hafta, doğal sonuçtu mağlubiyet.

Yarın Fenerbahçe ve Galatasaray’ın takım puanlarının bugünkü durumunu ve gelecekteki muhtemel değişimleriyle ilgili iki yazım olacak bir aksilik çıkmazsa…

Ekim 24, 2008

Ülke Puanı Anketi

Filed under: Ülke Puanı — pclion @ 11:00 am

Sonuçlar bu şekilde… Her beş kişiden ikisi kayıtsız, şartsız rakibinin yenilmesini istediğini söylemiş. Aslında bu sürpriz bir sonuç sayılmaz, sonuçta diğer şıklar aşağı yukarı birbirine yakın görüşler, farklı olan buydu. Kazanırsa tebessümle karşılaşyıp herhangi bir hezimette dalga geçme hakkını saklı tutanlar da hatrı sayılır bir oy almış. Birçoğunuz benim birinci şıkka oy verdiğimi düşünmüştür sanıyorum ama ilk şıkla ikilemde kalmama rağmen benim tercihim de üçüncü şık oldu. İki lafın belini de kırmayacak mıyız yahu, ‘Edu neydi ya öyle ahaha’ demezsek ne zevki kalıyor futbolun?

Bugün ülke puanını enine boyuna inceleyeceğiz. Ayrıca Fenerbahçe ve Galatasaray’ın takım puanlarına da ayrı ayrı değinmeyi planlıyorum. Umarım faydalı bir kaynak olur bu konuyu merak edenler için…

Ekim 22, 2008

Ülke Puanımız #8

Filed under: Ülke Puanı — pclion @ 9:30 pm

Şampiyonlar Liginin 3. haftası geride kaldı. Beşiktaş’ın Metalist’e elenmesiyle beraber Ukrayna karşısında geriye düştüğümüz 10.luk yarışında gerilememiz sürüyor. Dinamo Kiev’in Porto’dan deplasmanda 2 puan çıkarması iyi olmadı. Fenerbahçe’den Saraçoğlu’nda da puan çıkardıklarını hesaba katarsak Şubat sonrasına kalmayı garantilediklerini şimdiden söylemek mümkün. Çok büyük sürprizler yaşanmadı aslında, sürpriz olarak nitelendirebilecek iki sonuç da Portekiz-Ukrayna ekiplerinin maçlarından çıktı. Orda da bir denge var diyebiliriz.

Ukrayna ekipleri Dinamo Kiev ve Shaktar Donetsk toplamda iki puanla kapadılar haftayı. 0,5 puan daha arttırdılar farkı. Yalnız bu noktada iyi olan gelişme Shaktar Donetsk’in gruptan çıkma şansını evinde kaybetmesiyle zora sokması. Lizbon’a deplasmanda da kaybederlerse işleri çok zor olacak. Kiev ise Fenerbahçe’nin de bulunduğu grupta ikincilik için en avantajlı takım konumuna geldi 5 puanla. En büyük rakipleri Porto ve Fenerbahçe’den deplasmanlarda oynadıkları maçlarda tam 4 puan çıkardılar. İçerde oynayacakları maçlarda alacakları 2 puan onları bir üst tura götürmek için yeterli olacak.

Portekizlilerde de durum aynı aslında. Porto’nun içerde yenilmesiyle kaybettikleri puanları Lizbon’un Shaktar’ı deplasmanda mağlup etmesiyle telafi ettiler. Porto 3 puanı olmasına rağmen büyük bir avantaj yitirmiş durumda. Bundan sonra oynayacakları maçlar oldukça zorlu, içerde Arsenal’de, deplasmanda Kiev ve Fenerbahçe’yle oynayacaklar. Eğer Dinamo Kiev’e dışarda da yenilirlerse UEFA Kupası barajını 4 puana çekmiş olacaklar. Bu da Fenerbahçe’nin işine gelir muhtemelen. Lizbon ise henüz beraberlik çıkmayan grupta deplasmanda Shaktar’ı yenerek ikinciliği büyük ölçüde garantilemiş oldu. İçerde Shaktar’a yenilemeleri hem aradaki 3 puanlık farkla son iki maça girecekler, hem de ikili averajın kendilerinde kalmasını sağlayacaklar. Çok zor olmasa gerek…

Hollanda’nın ülke puanında lokomotifliğini yapan ancak bu seneye felaket bir başlangıç yapan PSV Marsilya karşısında aldığı 2 puanla siftahı yapmış oldu. Atletico ve Liverpool’un berabere kalmasıyla gruptan çıkma şansı yok denecek kadar az artık PSV’nin ama Marsilya deplasmanına 3.lük için avantajlı gitmeleri onların uzun yıllardır Şampiyonlar Ligi gruplarıdan boş dönmeme geleneğini devam ettirmeleri açısından önemli.

Şampiyonlar Liginin underdogları Cluj ve Anorthosis bu hafta oldukça zor maçlara çıktılar. Anorthosis Inter’e, Cluj ise Bordeaux’ya 1-0’la mağlup oldular. Yine de çok üzücü bir sonuç değil onlar için. İlk yarısı sona eren Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tura çıkma mücadelesine devam etmelerinin bile bu kulüplerin tarihinde önemli bir yer tutacağı şimdiden kesin.

Her zaman söylediğim gibi, bu ülke puanının esas döndüğü yer UEFA Kupasıdır, özellikle büyük beşlinin ardından gelen ülkeler için. O yüzden bundan sonra ülke puanının devamlılığını sağlayabilecek kulübün Galatasaray olması gerekli. Her maçtan alabildiği kadar puan almalı Galatasaray, özellikle içerdeki maçlarda galibiyet çıkarması çok önemli. Olympiakos maçı düşüşe geçtiğimiz ülke puanı için de önemli. Yarınki maçlardan sonra tabloya bir daha göz atarız…

Ekim 20, 2008

Beşiktaş’ın Takım Puanı 08/09

Filed under: Ülke Puanı, Beşiktaş — pclion @ 8:15 pm

Ülke puanlarına oldukça sık değiniyoruz, yavaş yavaş takım puanlarına da el atma zamanı geldi. Oyalanmam biraz da bilerekti aslında, ön elemelerin takım puanına etkisi oldukça sınırlı olduğundan biraz daha geç değişmeye başlıyor dengeler. Yavaş yavaş el atma zamanı gelmişti takım puanlarına ama Beşiktaş için bu kadar erken bir final yazısı beklemiyordum açıkçası.Beşiktaş son yıllarda aşırı yüksek puanlar toplamasa da dikkat çekmeden belli bir ortalamayı tutturmayı başarabilen Türk takımlarından biriydi. Fenerbahçe’nin puanı daha yüksek olmasına rağmen onun bile grafiği değişkenlik gösterebiliyordu. Bana sene başında hangi takım kaç puan alır deseler hiç düşünmeden 7-10 arası diyebileceğim güveni veriyordu Beşiktaş bana. Ama bu sene büyük bir hayal kırıklığı oldu, papaz bu sefer pilav yemedi.

Halbuki ön elemelerde aldığı 2 galibiyetle yine fena bir başlangıç yapmamışlardı. Çekebilecekleri takımlar içinde en dişe dokunuru Metalist Kharkiv olmasına rağmen yine de eleyeceğini düşünüyordum Beşiktaş’ı. İlk maçı içerde gol yemeden kazandılar, bu bence büyük bir avantajdı. Ancak üstünde baskı kurulduğunda buna çözüm üretebilecek bir teknik heyete ve oyuncu kadrosuna sahip olmadığını Türk halkının gözüne sokarcasına gösterdi Beşiktaş. Beşiktaşlı futbolseverler bir Liverpool, bir Leeds maçından farklı hissetmemiştir sanıyorum.

‘Ah vah’ kısmını bitirip işin teknik kısmına el atalım. Beşiktaş an itibarıyla 35,726 puana sahip. Bu da şu an kullandığımız sistemde ucu ucuna da olsa Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde seribaşılık ve UEFA Kupası gruplarında 3. torba demek. Ancak bu seneden itibaren eleme sistemleri değişeceği için Şampiyonlar Ligi elemeleri ligi ikinci bitirecek takım için eskisi kadar kolay olmayacak. İngiltere, İtalya ve İspanya’dan gelecekler korkulu bir rüya yaşatabilir lig ikincimize.

Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligine direk katılması (şampiyonluk) halinde 4. torbada yer alacağı da kesin olduğundan UEFA Kupası üstünden devam etmekte yarar var. Yeni sistemde UEFA Kupası grupları Şampiyonlar Ligi statüsünde işleyeceği için torba sayısı dörde düşüyor. Çok büyük bir aksilik olmazsa 35.7 puana sahip olan Beşiktaş UEFA Kupası gruplarına kalması halinde seneye büyük ihtimalle kuraya 2. torbayla 3. torba arasında gidip gelecek gibi. Yeni sistem sebebiyle Şampiyonlar Ligi’ne girmek lig şampiyonları dışındakilere oldukça zorlaştığı için UEFA Kupası çok daha zorlu geçecektir, bu da yüksek puanlı takımların torbaları karıştıracağı anlamına gelebilir. Beşiktaş için %60 2.torbaya, %40 3. torbaya girer diyebiliriz en fazla, o da çok farazi kalıyor şimdilik. Şampiyonlar Ligi ön elemeleri Beşiktaş’ın bu konudaki kaderini çizecek gibi.

Şu anda 60. sırada Beşiktaş. Arkasında Beşiktaş’ı geçebilecek durumda olan 6-7 takım sayabiliriz. Bunlardan en az 6’sı geçer diye düşünüyorum Beşiktaş’ı, alt tarafdan da sürpriz bir çıkış gelirse 65-68 arası bir noktada bitirecektir bu sezonu. Beşiktaş’ın puanı hakkında diğer güncellemem sezon sonunu bulur herhalde, bundan sonra Beşiktaş’ın puanını değiştirecek tek faktör ülke puanının takım puanına yansıması olacaktır çünkü. Umarım Beşiktaşlıları biraz olsun aydınlatabilmişimdir.

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin puanlarını bu haftaki maçlardan sonra değerlendirmeyi düşünüyorum, ayrıca Avrupa arenasına çıkmış diğer ekipler için de toplu bir yazı yazabilirim. Bekle-gör politikası izliyorum şimdilik…

Older Posts »

The Silver is the New Black Theme. WordPress.com’da ücretsiz bir web sitesi veya blog oluşturun.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.